<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Cebeci</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetcebeci.com</link>
	<description>Mehmet Cebeci Kişisel Sitesi -- Mehmet Cebeci Personal Web Site</description>
	<pubDate>Mon, 26 Jan 2009 11:36:27 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Ertem Efendi ve Sezai Bey</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=38</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=38#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2009 11:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PAYlaşım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Ertem efendi ve Sezai bey, ellerindeki sermaye ile birer fotokopi dükkanı açtılar.
Birinin dükkanı yolun bu tarafında, diğeri de karşisındaydı. 
Her ikisi de ellerindeki 15 bin YTL sermayenin 5 bin YTL&#8217;si ile birer fotokopi makinesı almış, kalan paralarıyla da dükkan kiralayıp malzeme stoku ve diğer harcamaları yapmışlardı.
İşler fena gitmiyordu&#8230; Sabah saat 09:00&#8242;da dükkanlarını açıyorlar, akşam saat 18:00&#8242;de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ertem efendi ve Sezai bey, ellerindeki sermaye ile birer fotokopi dükkanı açtılar.<br />
Birinin dükkanı yolun bu tarafında, diğeri de karşisındaydı. <br />
Her ikisi de ellerindeki 15 bin YTL sermayenin 5 bin YTL&#8217;si ile birer fotokopi makinesı almış, kalan paralarıyla da dükkan kiralayıp malzeme stoku ve diğer harcamaları yapmışlardı.</p>
<p>İşler fena gitmiyordu&#8230; Sabah saat 09:00&#8242;da dükkanlarını açıyorlar, akşam saat 18:00&#8242;de kapatıyorlardı. <br />
Her ikisi de günde ortalama 600-700 fotokopi çekiyordu.</p>
<p>Aradan biraz zaman geçti&#8230; Ülkede yapısal değişimden falan bahsedilmeye başlamış ve yeni bir hükümet kurulmuştu. Çektikleri fotokopi sayısı her gün hızla artıyordu. Bir günde, binin üzerinde fotokopi çekmeye başladılar. Bu nedenle de akşam 19:00&#8242;a kadar çalismak zorunda kalıyorlardı.</p>
<p>Günler geçtikçe, fotokopi çektirenlerin sayısı arttı ve akşamları saat 21:00&#8242;e kadar çalismak zorundaydılar artık. Ama mutluydular. Çünkü fotokopi makinelerinin maliyetinin yaklaşik yüzde 30&#8242;unu kâr olarak çikarmislardi. Böyle giderse bir seneye kalmaz, makineler kendilerini amorti ederdi. </p>
<p>Bir sabah dükkan&#8217;dan içeriye takım elbiseli, beyaz gömlekli, temiz yüzlü genç bir adam girdi. Ertem efendi adamı &#8220;buyur&#8221; edip bir çay ikram etti. </p>
<p>&#8220;Görüyorum ki çok yoğunsunuz, bu yüzden fazla zamanınızı almayacağım. Neden hemen bir fotokopi makinası daha almıyorsunuz?&#8221; dedi genç adam.</p>
<p>&#8220;Alırım ama henüz bu makinenin parasını çikarmadim. Önce bu kendini bir ödesin, sonra düşünürüz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bakın beyefendi, piyasalar hızla açılıyor ve genişliyor. Fotokopi ihtiyacı gün geçtikçe artıyor ve siz bu talebi ancak gece yarılarına kadar çalisarak karşilayabiliyorsunuz. Ben Amerika&#8217;da ekonomi tahsili aldım. Ekonominin genişlediği zamanlarda yeni yatırım yapmazsanız, çok büyük fırsatları kullanmamış olursunuz.&#8221;</p>
<p>Ertem efendi sordu&#8230;</p>
<p>&#8220;İyi söylüyorsun da, bende şu an yeni bir fotokopi makinesine yatıracak para yok. Elimdeki para ile ancak bunu çeviriyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Şu söylediğinize bakın&#8230; Ben bankacıyım, hemen bir imzanızla size kredi açarız ve yeni bir makineyi yarın sabah dükkana getirebilirsiniz. Üstelik bir de eleman alırsınız, bu kadar yorulmazsınız ve evinize yine akşam 18:00 veya 19:00&#8242;da gidersiniz. Bu sayede ekonomiye ve yeni istihdam yaratarak işsizliğe de olumlu katkı yapmış olacaksınız.&#8221;</p>
<p>Onlar bunları konuşurken, fotokopi çektirmeye gelenler de kuyruk olmuşlardı. Talep adeta patlamıştı. Fotokopi çektirmeye gelenlerden biri diğerine<br />
&#8220;Haydi diğer dükkana gidelim&#8221; dedi.<br />
Ötekisi cevapladı; &#8220;Ben oradan geliyorum, orada da kuyruk var.&#8221;</p>
<p>Ertem efendi biraz düşündükten sonra, genç bankacıya döndü ve;<br />
&#8220;Benim rahmetli babam, &#8216;ne iş yaparsan yap ama sermayenle yap, başkasının parasına güvenerek sakın iş yapma&#8217; derdi. Teklifine teşekkür ederim. Bu makine kendini ödesin, ikincisini almak için, en az yüzde 70&#8242;i kadar parayı biriktireyim, o zaman yenisini almayı düşünürüm. Borç almaya niyetim yok.&#8221;</p>
<p>Temiz yüzlü, genç bankacı, küçümseyen bir eda ile tebessüm ettikten sonra &#8220;çok pişman olacaksınız&#8221; diyerek dükkandan ayrıldı. </p>
<p>Bankacının arkasından baktı&#8230; Karşi dükkan&#8217;a girdiğini gördü. Ertem efendi, başinı iki yana sallarken fotokopi çekmeye devam ediyordu. </p>
<p>Ertesi sabah dükkanını açtığı sırada, karşi dükkanın önünde bir kamyonet durdu. Yeni bir fotokopi makineyi indiriyorlardı. Belli ki Sezai, bankacının söylediklerine ikna olmuştu.</p>
<p>Artık, bir günde çektigi fotokopi sayısı 2 bine yükselmişti ve gece saat 23:00&#8242;lere doğru evine gidebiliyordu. Birçok müşteri de kuyruk beklememek için, iki tane fotokopi makinesi olan Sezai&#8217;nin dükkanına gidiyor ve bu nedenle de kendisi müşteri kaybına uğruyordu. &#8220;Hata mı yaptım?&#8221; diye kendisine sürekli soruyor ama babasının sözü hiç aklından çikmiyor, sonra &#8220;doğru yapıyorum&#8221; diyordu. Çünkü babası yıllarca üretim ve ticaret yapmış, nice krizleri görmüş geçirmiş adamdı.</p>
<p>Bir süre daha geçti. Sezai, bazı tadilatlar yaparak, yan dükkanı da içine kattı ve yeni bir makina daha aldı. Böylece üç makina ile çalismak daha kolay olacaktı. Üstelik çalistirdigi eleman sayısı da üç kişiye çikmisti. </p>
<p>Sezai&#8217;nin bir günde çektiği fotokopi sayısı 10 bini aşarken, Ertem efendi, kendi başina çalisiyor, geç saatlerde eve gidiyordu.</p>
<p>Aradan bir yıl daha geçti. Birlikte bu işe giriştikleri Sezai, artık Sezai bey olmuştu. Yeni aldığı lüks arabası, dükkanın önünde pırıl pırıl parlarken, şoförü de Sezai beyi oraya buraya, toplantılara götürüp getiriyordu. Üstelik artık Sezai&#8217;ninki sadece fotokopi dükkanı değil, koca bir kırtasiyeci dükkanıydı. Nasıl olsa firmalar vadeli bir şekilde kırtasiye malzemeleri veriyorlardı. Dükkan içinde yok yoktu.</p>
<p>Ertem ise bir fotokopi makinesiyle, küçük dükkanında iş yapmaya devam ederken, biriktirdiği para ile yeni bir makine daha aldığında, Sezai&#8217;ninkilerin sayısı 5&#8242;e çikmis, bu sırada sokaktaki fotokopi dükkanı sayısı da beşe yükselmişti. Sezai&#8217;nin büyüme hızı çok çarpiciydi. </p>
<p>Ertem efendi, bir gece yatağına uzandı ve;</p>
<p>&#8220;Babacığım, canım babacığım&#8230; bak bu sefer yanıldın. Senin verdiğin ögüdü tutmasaydım ben de en az Sezai kadar olacaktım. Bankacı haklı çikti&#8230;&#8221; </p>
<p>İçinden tam bunları söylemişti ki, birden kafasında önemli bir soru belirdi. &#8220;İnsanlar neden böyle deli gibi fotokopi çektiriyorlar ve kırtasiye malzemesi tüketiyorlardı? Herkes bu kadar zenginleşmiş miydi? Daha önceleri 1 tane fotokopi çektiren müşterileri, neden bu sıralarda 5-10 tane fotokopi çektiriyorlardi?&#8221;</p>
<p>Sabah olduğunda doğruca dükkanında aldı soluğu. Bankacı&#8217;nın aylar önce geldiği zaman verdiği kartvizitini buldu. Hangi bankanın hangi şubesinde çalistigini not ettikten sonra, dükkanı kapatıp doğruca o bankaya gitti, ama bankadan içeri girmedi. Dışarıda bekliyordu. Bir ajan gibi bankacının nereye gittiğini ve gün içinde ne yaptığını ögrenecekti. Biraz sonra bankacının elinde çantasiyla çiktigini gördü. İzlemeye başladı. Bankacı doğruca, kendi biraz ilerideki üniversiteye gitti. Üniversitenin içinde bir masası vardı ve ögrenciler kuyruk olmuşlar, fotokopi çektirmek için kredi formu dolduruyorlar, 15-20 dakika sonra da, yan masadan kredilerini nakit olarak alıyorlar ve doğruca fotokopi çektirmeye gidiyorlardı.</p>
<p>Demek ki bu bankacı önce fotokopi çektirmek isteyenlere kredi açmış, işler patlayınca da fotokopicilere kredi ile makina satmıştı. Yani bir taşla iki kuş vuruyordu. Peki ya bu ögrenciler bir gün kredilerini geri ödeyemezse, babaları para gönderemezse ne olacaktı? Bu saadet zincirinin devam etmesine imkan yoktu. Ögrencilerin bu kredileri ödeyebilmeleri için, mezun olup iş bulmaları ve kendi gelirlerini artırmaları gerekiyordu. İki tane mezun ögrenci Sezai&#8217;nin yanında iş bulmuştu, fakat ögrencilere kredi kesildiği anda onlar da işsiz kalacaktı. </p>
<p>Babasına bir fatiha okuyarak dükkanın yolunu tuttu. Dükkan&#8217;a geldiğinde, Sezai beyin lüks arabası yine yolun karşisında pırıl pırıl parlıyordu. </p>
<p>Aradan bir hafta geçmemişti ki, Ertem efendi bir akşam evine gitmek için dükkanı kapattığında saat 18:00&#8242;di ve anormal bir gün olmuştu. Daha düne kadar iki makinasıyla 4 binin üzerinde fotokopi çekerken, bugün sadece 900 tane fotokopi çekebilmisti. Acayip bir durumdu. </p>
<p>Ertesi sabah saat 09:00&#8242;da dükkanını açtı. Saat 10:00 olmasına rağmen sadece üç beş tane fotokopi çektiren olmuştu. Kapıyı kilitleyip doğruca üniversiteye gitti. Orası ana baba günüydü. Ögrencilerin anne ve babaları okulun önünde kızgın bir şekilde bağırıyorlardı. </p>
<p>Aradan bir saat geçtikten sonra Ertem efendi olayın iç yüzünü ögrenmisti. Kısa bir süre önce birkaç ögrenci aldığı krediyi geri ödeyemeyince, bankacılar ögrencilere verdikleri kredileri geri çagirmislardi. Kredisini ödeyemeyecek durumda olanlar faizler yükseldiği için daha da batağa saplanırken, artık hiç bir ögrenciye yeni kredi açılmıyordu. Vadesi geldiği halde kredisini ödeyemeyen ögrencilerin anne ve babalarına haciz işlemi başlamıştı.</p>
<p>Ertem Efendi yeniden dükkana döndüğünde Sezai beyin dükkanında da anormallikler olduğunu sezdi. Genç bankacı ve Sezai bey hararetli bir tartışma içindeydiler. Bankacı, karşi dükkan&#8217;dan sinirli bir şekilde ayrıldıktan bir saat sonra, haciz memurları gelip dükkanda ne var ne yoksa arabalara yüklemeye başlamışlar, bu arada toptan kırtasiye malzemesi satan iş adamları da Sezai&#8217;nin dükkanı&#8217;na üsüsmeye başlamıştı. </p>
<p>Akşama saatlerine doğru, Ertem efendi birkaç ögrenci için bir yandan fotokopi çekerken bir yandan da karşi dükkanı izlemeye devam ediyordu. Bir çekici, dükkan&#8217;ın önüne gelip Sezai beyin pırıl pırıl lüks arabasını da alıp götürdü. Sezai&#8217;nin dükkan&#8217;daki bütün varlıklarını ve arabasını satsanız, borçlarının sadece yüze 80&#8242;ini karşilayabiliyordu. Çünkü, elindeki fotokopi makinelerini ve arabayı bir hafta önce en az 100 bin YTL&#8217;ye satabilecekken, şimdi bunların toplamı 50 bin YTL bile etmiyordu. Bu gelişmeler sonrasında elindeki varlıkların fiyatları yarıya yarıya düşmüştü ama borçlar aynı borçlardı ve faiz işlediği için de artmaya devam ediyordu. </p>
<p>Krediler geri ödenemedigi için, bankalar da ciddi zararlar yazmaya başlamıştı. Aradan 15 gün geçtiğinde Ertem efendi&#8217;nin sokağında sadece 1 tane fotokopi çeken dükkan kalmış, diğerlerinin hepsine, kelepir fiyatlarla bankalar el koymuştu.</p>
<p>Ertem Efendi krizden etkilendi ama bir sene sonra bu krizden güçlenerek çikti. Çünkü sokaktaki tek fotokopi dükkanı olmaya devam ediyordu. Günde bin beşyüz fotokopi çekiyordu ama, huzurlu ve mutluydu. Her akşam babasına dualar gönderiyor.</p>
<p>Sezai Bey; evini de haczettiler, eşi evi terk etti. Şu an Taksim’de çig köfte satıyor. Eski günlerindeki ihtişamını diğer seyyar satıcılara anlatıyor.</p>
<p>***</p>
<p>Türk işletmelerinin yabancı para borçları 2001 yılında 36 milyar dolar iken 2007&#8242;nin sonları itibariyle 135 milyar dolara ulaştı. Bu işletmeler yatırım yapıyorlar, çünkü bu işletmelerin mallarına olan talep hala canlı. Sadece hizmetler sektöründe istihdam artıyor. Çünkü üretim sektörleri, ithal ürünlerle rekabet edemedikleri için, mal ithal edip satan hizmet sektörlerine dönüştüler.</p>
<p>Bu yazıda geçen bazı sözcüklerin, Türkiye için Türkçe karşilıkları</p>
<p>Fotokopi: Mal ve hizmet<br />
Fotokopi makinesi: Yatırım malı<br />
Ögrenci: Tüketici<br />
Fotokopi dükkanı : Türk işletmeleri<br />
Ertem Efendi: Özkaynakla büyüyen ama yavaş büyüyen muhafazakar<br />
Sezai Bey: Yabancı kaynakla büyüyen, risk alan yatırımcı</p>
<p>Bu yazıda geçen bazı sözcüklerin, ABD için Türkçe karşilıkları</p>
<p>Fotokopi: Mortgage&#8217;a dayalı kağıtlar (CDS&#8217;ler)<br />
Fotokopi makinesi: Konut ve gayrimenkul<br />
Ögrenci: Subprime mortgage tüketicisi, mortgage kredisi alan<br />
Fotokopi dükkanı : Mortgage şirketleri<br />
Bankacı : Mortgage şirketlerine kredi veren dev yatırım bankaları</p>
<p>ÖNEMLI NOT: Bu yazıyı bir kriz sinyali olarak yazmadım. Şu an ekonomimizde hala sorun yok ve dışarıdan para gelmeye devam ediyor ve panik yapacak bir şey yok. Eğer bir sorun görürsek, &#8220;Ögrenciler Artık Fotokopi Çektiremiyor&#8221; başlıklı bir yazı yazacağız. Bu nedenle şimdilik yabancılar ne yapıyorsa, siz de onu yapmaya devam edin. Onlar döviz bozdurup yüksek faize para yatırmaya devam ediyorlar. Onlar dövizlerini geri almaya başladıklarında sizler de yine onların yaptığını yapabilirsiniz. Çünkü bir gün dövizlerini aldıklarında, kelepir fiyatlara düşen fotokopi makinalarını ve fotokopi dükkanlarını toplamaya gelecekler. </p>
<p>Dr. Yaşar ERDİNÇ*</p>
<p>*: Dr.Yaşar Erdinç&#8217;in bu yazısı, yazarın www.bilgeyatirimci.com adresindeki köşesinden alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=38</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hesap-Kitap</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=37</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=37#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 22:56:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Yıllar evvel okuduğum bir hikayeyi paylaşmak istiyorum sizlerle&#8230;
Çok sayıda hizmetçisi, uşağı, binlerce işçisi olan zengin bir adam varmış. Ölümden o kadar korkuyormuş ki, etrafa haber salmış: &#8220;Öldüğüm geceyi kim kabre girerek sabaha kadar benimle birlikte geçirirse, 
servetimin3&#8242;te 1&#8242;ini ona bağışlarım.&#8221; Bu haber, kendi halinde yaşayan, Tuzsuz Bekir isimli bir hamalın kulağına gitmiş. &#8220;Benim sadece bir ipim var.Kaybedecek bir şeyim yok&#8221; diye düşünerek, ölüm döşeğindeki adamın yanına koşmuş. Zaten o sırada zengin adam da son nefesini veriyormuş. Zengin ile Tuzsuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Yıllar evvel okuduğum bir hikayeyi paylaşmak istiyorum sizlerle&#8230;<br />
Çok sayıda hizmetçisi, uşağı, binlerce işçisi olan zengin bir adam varmış. Ölümden o kadar korkuyormuş ki, etrafa haber salmış: <strong>&#8220;Öldüğüm</strong> <strong>geceyi </strong><strong>kim</strong> <strong>kabre</strong> <strong>girerek</strong> <strong>sabaha</strong> <strong>kadar</strong> <strong>benimle</strong> <strong>birlikte</strong> <strong>geçirirse,<span style="font-weight: normal;"> </span></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="font-weight: normal;"><strong>servetimin</strong><strong>3&#8242;te</strong> <strong>1&#8242;ini</strong> <strong>ona</strong> <strong>bağışlarım.&#8221;</strong> Bu haber, kendi halinde yaşayan, Tuzsuz Bekir isimli bir hamalın kulağına gitmiş. <strong>&#8220;Benim</strong> <strong>sadece</strong> <strong>bir</strong> <strong>ipim</strong> <strong>var.</strong><strong>Kaybedecek</strong> <strong>bir</strong> <strong>şeyim</strong> <strong>yok&#8221;</strong> diye düşünerek, ölüm döşeğindeki adamın yanına koşmuş. Zaten o sırada zengin adam da son nefesini veriyormuş. Zengin ile Tuzsuz Bekir&#8217;i birlikte defnetmişler. Sorgusual melekleri gelmiş kabre. Önce Tuzsuz Bekir&#8217;i sorgulamaya başlamışlar: <strong>&#8220;O</strong> <strong>ip</strong> <strong>kimin?</strong><strong>Nereden</strong> <strong>aldın?</strong> <strong>Niye</strong> <strong>aldın?</strong> <strong>Nasıl</strong> <strong>aldın?</strong> <strong>Nerelerde</strong> <strong>kullandın?&#8221;</strong> </span></strong></p>
<p style="text-align: left;">Sabaha kadar sorgu devam etmiş. Sabah olunca, Bekir kendisini kabirden dışarı zor atmış. Onu karşılayanlar <strong>&#8220;Tamam</strong> <strong>kazandın&#8221;</strong> demişler, <strong>&#8220;Servetin</strong><strong>üçte</strong> <strong>biri</strong> <strong>senin&#8221;</strong> Tuzsuz Bekir arkasına bakmadan kaçmaya başlamış. Bir yandan da avaz avaz bağırıyormuş: <strong>&#8220;Aman</strong> <strong>istemem</strong> <strong>kalsın.</strong><br />
<strong>Ben</strong> <strong>sabaha</strong> <strong>kadar</strong> <strong>bir</strong> <strong>ipin</strong> <strong>hesabını</strong> <strong>veremedim.</strong> <strong>O</strong> <strong>kadar</strong> <strong>servetin</strong> <strong>hesabını</strong> <strong>nasıl</strong> <strong>veririm?&#8221;</strong> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=37</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kampanya Sonuç Bildirgesi</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=36</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=36#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2008 14:13:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[
Sevgili Arkadaşım,


 


30.07.2008-30.08.2008 tarihleri arasında yapmış olduğum Hakkari&#8216;ye Kitap Toplama kampanyasına verdiğin destek için teşekkür ederim. Senin ve değer verip paylaştığın arkadaşlarının destekleriyle kampanya kapsamında 1470 adet hikâye-roman-klasikler (Dünya ve Türk Edebiyatı), 210 adet yabancı yayın, 643 adet test-ders kitabı, 649 cilt ansiklopedi, 1 koli kırtasiye ve 1 koli giyecek yardımı toplanmıştır. Toplanan kitap sayısı toplam 3.600 adettir ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><span>Sevgili Arkadaşım,</span></span></p>
</div>
<div>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"><span> </span></span></p>
</div>
<div>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><span>30.07.2008-30.08.2008 tarihleri arasında yapmış olduğum <span class="nfakPe">Hakkari</span>&#8216;ye Kitap Toplama kampanyasına verdiğin destek için teşekkür ederim. Senin ve değer verip paylaştığın arkadaşlarının destekleriyle kampanya</span></span><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><span> kapsamında 1470 adet hikâye-roman-klasikler (Dünya ve Türk Edebiyatı), 210 adet yabancı yayın, 643 adet test-ders kitabı, 649 cilt ansiklopedi, 1 koli kırtasiye ve 1 koli giyecek yardımı toplanmıştır. Toplanan kitap sayısı toplam 3.600 adettir ancak gönderilebilecek nitelikte olanlar 2.972 adettir. Kitaplar Hakkâri Valiliğine gönderilmiş ve tüm lojistik maliyeti tarafımca karşılanmıştır. Kitap tasnifinde bana yardım eden, Sn. Murat Karlı, Sn. Ferdi Açıkalın ve CBC Banyo Güvenlik Ekibine de özel teşekkürü bir borç bilirim. Lütfen kampanya yazımı paylaşmış olduğun arkadaşlarınla bu yazımı da paylaş ki, paylaşmış olduğumuz mutluluğun paydaşları da vermiş oldukları desteğin nasıl bir sonuç oluşturduğunu görsün.</span></span></p>
<p> </p>
<p>Mehmet Cebeci</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=36</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Herkesi Kampanya&#8217;ya Davet Ediyorum</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=35</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=35#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 20:27:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Arkadaşım,
Öncelikle bu mesajı alıyorsan bil ki değer verdiğim  ve yanımda görmek istediğim bir kişisin. Sana yazma sebebim kişisel olarak  organize ettiğim kitap kampanyasıyla ilgili. Herşey evdeki ansiklopedilerin  kullanılmamasıyla başladı, dijital imkanlardan maksimum oranda faydalanabilen  insanlar olarak (çok şükür) , bırakın dijital imkanları basılmış kitap imkanları  olmayanlar geldi aklıma. Evdeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Sevgili Arkadaşım,</span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Öncelikle bu mesajı alıyorsan bil ki değer verdiğim  ve yanımda görmek istediğim bir kişisin. Sana yazma sebebim kişisel olarak  organize ettiğim kitap kampanyasıyla ilgili. Herşey evdeki ansiklopedilerin  kullanılmamasıyla başladı, dijital imkanlardan maksimum oranda faydalanabilen  insanlar olarak (çok şükür) , bırakın dijital imkanları basılmış kitap imkanları  olmayanlar geldi aklıma. Evdeki kullanılmayan kitapları Hakkari&#8217;ye gönderme  kararı aldım ve senin gibi değer verdiğim kişilerle de bu durumu paylaşarak  bizim için &#8220;atıl&#8221; başkaları için &#8220;çok değerli&#8221; olan kitaplarımızı oraya  göndermeyi sana da teklif ediyorum. Kitapları aşağıda vereceğim adreste  toplayacağım. Ve (zannediyorum 1 kamyon dolacak) 1 kamyon tutarak (veya vagon  kiralayarak) Hakkari&#8217;ye göndereceğiz. Hakkari Valisi ve Vali Yardımcısı ile  görüştüm, konuyla bizzat ilgilenecekler ve dağıtımlarını yapacaklar. SADECE 1  (bir) koli kitap göndereceğimi söylediğimde çok sevindiler, 1 kamyon gittiğinde  nasıl tepki vereceklerini bilmiyorum. Nakliye masrafları tarafımca karşılanacak.  Eğer vakit imkanım olursa, kitap dağıtımında da bizzat bulunmak istiyorum. Kitap  içeriği ayırt edilmeksizin tüm kitapları göndereceğiz (ansiklopedi, hikaye,  roman, test kitabı, ders kitabı, ne varsa). Son söz; TÜRKİYE bir gemidir ve bu  gemi Hakkari&#8217;den de su alabilir İstanbul&#8217;dan da, ama nereden su alırsa gemi  tamamen batar. Kardeşlerimize sahip çıkalım ve okumalarına imkan verelim. </span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Not: Gönderi 30 Ağustos Zafer Bayramında  yapılacaktır.</span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Saygılarımla,</span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Mehmet Cebeci</span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">0212 778 1600</span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><a href="mailto:mehmet@cebeci.com">mehmet(at)cebeci.com</a></span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Adres: CEBECİ PLASTİK Muratbey Girişi 34540 /  Çatalca / İstanbul </span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=35</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bakış Açısı</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=29</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=29#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Nov 2007 13:38:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PAYlaşım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[ABD/ Internette bir blogda Craigslist&#8217;te bir bayanin kendisine koca
bulmak icin yayinladigi bir yazi ve bunun uzerine bir yatirim
uzmaninin yaptigi analiz ve verdigi cevap iktisatcilar ve finanscilar
tarafindan kahkalarla karsilanmis.
Iktisadi analiz becerisinin en alakasiz olabilecegini dusundugunuz bir
durum da dahi ne derece faydali olup, sizi yanlis karar verme
durumundan kurtarabilecegine dair guzel bir diyalog.
Iste guzel, etkiliyici oldugunu iddaa eden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Times New Roman" size="3"><span style="font-size: 12pt">ABD/ Internette bir blogda Craigslist&#8217;te bir bayanin kendisine koca<br />
bulmak icin yayinladigi bir yazi ve bunun uzerine bir yatirim<br />
uzmaninin yaptigi analiz ve verdigi cevap iktisatcilar ve finanscilar<br />
tarafindan kahkalarla karsilanmis.</p>
<p>Iktisadi analiz becerisinin en alakasiz olabilecegini dusundugunuz bir<br />
durum da dahi ne derece faydali olup, sizi yanlis karar verme<br />
durumundan kurtarabilecegine dair guzel bir diyalog.</p>
<p>Iste guzel, etkiliyici oldugunu iddaa eden bayanin bir koca adayindan<br />
bekledikleri ve bi finanscinin ona verdigi yanit:</p>
<p>Nerede Yanlis Yapiyorum?</p>
<p>Ok, lafi dolandirmak biktim. Ben 25 yasinda guzel (olaganustu guzel)<br />
bir kizim. Ayrica anlasilir ve harikulade. Newyork&#8217;lu degilim. Evlilik<br />
icin yillik en azindan 500.000 $ geliri olan bir adam ariyorum. Kulaga<br />
ne kadar garip geldiginin farkindayim ama sunu da dusunun ki yillik<br />
yarim milyon dolar New York gibi bir yer icin orta sinif sayilabilecek<br />
bir gelir. Yani cok abartmiyorum sanirim.<br />
Var mi buralarda yillik yarim milyon dolar kazanan biri? Ya da<br />
onlardan birisinin karisi? Bana ipucu verebilir misiniz? Yillik<br />
200-250 bin dolar kazanan bir is adamiyla iliskim oldu ama maddi<br />
anlamda engellerle doluydu. 250bin dolar bana bati central park&#8217;ta<br />
yasamayi vaadetmeye yeterli degil. Yoga derslerinden tanidigim bir<br />
kadin bir yatirim danismaniyla evlendi ve suan Tribeca&#8217;da yasiyor, o<br />
kadindan eksik hicbir seyim yok. O zaman o neyi dogru yapiyor? Nasil<br />
onun seviyesine erisebilirim?</p>
<p>Asagida sorularimi siraliyorum:</p>
<p>- Bekar zengin adamlar nerelerde takiliyorlar? Bana belirli bar,<br />
restorant isimleri verebilir misiniz?</p>
<p>- Bir esten beklediginiz nelerdir? Lutfen durust olun beyler,<br />
duygularimi incitmekten korkmayin.</p>
<p>- Ozellikle bir yas araligini hedeflemeli miyim? (bu arada ben 25 yasindayim.)</p>
<p>- Neden yukari dogu tarafindaki savurgan hayat yasayan kadinlar bu<br />
kadar basitler? Zengin adamlarla evli ama onlara hicbir sunamayacak<br />
kadar &#8220;duz, basit&#8221; kadinlar gordum. Diger yandan barda tek basina<br />
oturmaya mahkum olmus inanilmaz hatunlar? Buradaki sorun nedir?</p>
<p>- Hangi meslek gruplarina bakmam lazim? Herkes avukat, yatirim<br />
danismani, doktorlari bilir. Bu adamlar gercekte ne kadar kazanir ve<br />
nerelerde takilirlar? Su hedge fundcularin takildiklari yerler<br />
nereler?</p>
<p>- Evlilik yada sadece kiz arkadas olma konusunda nasil karar<br />
verirsiniz? Ben sadece EVLILIK ariyorum.</p>
<p>Lutfen hakaret edecek seyler yazmayin. Ben burada kendimi durustce<br />
ortaya koyuyorum. Butun guzel kadinlar yuzeyseldir en azindan ben<br />
oyleyim. Cikamayacagim adamlar aramiyorum, gorunusu, kulturu, zevkleri<br />
uymayan.</p>
<p>Iste finansci dostumuzun zekice analizi ve verdigi yanit:</p>
<p>Yazinizi buyuk bir ilgiyle okudum ve ikileminizi son derece anlamli<br />
buldum. Size su analizi sorununuz icin sunuyorum:</p>
<p>Oncelikle ben sizin zamaninizi harcamiyorum. Yillik yarim milyon<br />
dolardan fazlasini kazanan biri olarak sizin kriterlerinize uyuyorum.<br />
Bunu belirttikten sonra ne dusundugume gelince: Tum yonetim, isletme<br />
kurallarini bi kenara birakalim, oneriniz basit bir ticaret: Siz<br />
ortaya guzelliginizi ben de parami getiriyorum.</p>
<p>Benim gibi bir adam icin teklifiniz siradan, basit ve boktan bir is<br />
teklifi. Bakin neden? Buraya kadar guzel, sorun yok. Ama soyle bir<br />
mahzur var ki, zamanla sizin guzelliginiz sonecek ama benim gelirim<br />
surekli artmaya devam edecek. Aslinda benim gelirim buyuk ihtimal<br />
artacak ama su kesin ki siz gittikce guzellesmeyeceksiniz.</p>
<p>Iktisadi terimlerle aciklamak gerekirse siz deger kaybeden bir<br />
kiymetli varlik (asset) iken ben deger kazanan kiymetli bir varligim.<br />
Ayrica sadece deger kaybetmiyorsunuz, deger kaybetme hiziniz da<br />
gittikce hizlaniyor. Izin verin aciklayim: Su an 25 yasindasiniz ve<br />
onumuzdeki 5 yil icin bu muthis guzelliginiz devam edecektir ama her<br />
gecen yil azalacaktir bu. Hele 35&#8242;e geldiginizde kafaniza bir tas<br />
dusecektir.</p>
<p>Wall Street terimleriyle de aciklamak gerekirse sizi bir ticari<br />
pozisyon (trading position) olarak dusunebiliriz, satis degil tut (not<br />
a buy and hold) Yani engel&#8230; evlilik. Ticari yaklasimla sizi satin<br />
almak mantikli degil (bu benden istediginiz sey) Onun yerine leasing<br />
etmeyi tercih ederim! Belki cok acimasiz oldugumu dusunuyorsunuz ama<br />
sunu soylemeliyim ki eger param gidecekse, yani siz de, guzelliginiz<br />
gittikce azaldigi icin bir ciktiya &#8220;out&#8221; ihtiyacim var. Bu kadar<br />
basit. Dolayisiyla bu anlasma evlilik yerine cikma &#8220;dating&#8221; durumunda<br />
mantikli olur.</p>
<p>Bundan konudan ayri olarak, kariyerimin ilk yillarinda etkin marketler<br />
ile &#8220;efficient market&#8221; ilgili calistim. Sunu merak ediyorum ki, sizin<br />
gibi cazibeli, guzel ve harikulade bir guzellik nasil olurda aradigini<br />
su ana kadar bulamaz? Dolayisiyla guzelliginizle ilgili<br />
bahsettiklerinize inanmakta zorluk cekiyorum.</p>
<p>Bu arada, her zaman kendiniz icin para yapabilecek bir yol<br />
bulabilirsiniz ve sonra bu zor konusmalara gerek kalmaz.</p>
<p>Ama su da var ki, siz yine de yolunuzu bulacaksiniz. Klasik &#8220;pump and<br />
dump&#8221;! (hisse senedi fiyatlariyla ilgili yanlis, yanli yorumlar<br />
sonrasinda fiyatlarinin birden artip sonrasinda sonmesi)</p>
<p>Umarim soylediklerim sizin icin yardimci olur ve soyledigim gibi<br />
leasing olayina girmeye karar verirseniz haberim olsun.</p>
<p>Teşekkürler Gülşe&#8230;<br />
</span></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=29</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İş Atasözü</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=24</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=24#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Sep 2007 22:08:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PAZARlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Bazen magazin sayfalarından bile cımbızla &#8220;fayda&#8221; sağlayabiliyorsunuz. 06.09.2007 tarihinde Cengiz Semercioğlu&#8217;nun Hürriyet Kelebek&#8217;teki yazısından cımbızladığım sözü paylaşmak istedim. &#8220;Takan varsa kıçında, işin varsa başında duracaksın&#8221;. Anlayan için derin manalar gizli. Tıpkı yıllar önce Pirelli&#8217;nin reklam sloganı gibi; &#8220;Kontrolsüz güç, güç değildir&#8221;. Yazı için: http://kelebek.hurriyet.com.tr/yazarlar/7228820_p.asp
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen magazin sayfalarından bile cımbızla &#8220;fayda&#8221; sağlayabiliyorsunuz. 06.09.2007 tarihinde Cengiz Semercioğlu&#8217;nun Hürriyet Kelebek&#8217;teki yazısından cımbızladığım sözü paylaşmak istedim. &#8220;Takan varsa kıçında, işin varsa başında duracaksın&#8221;. Anlayan için derin manalar gizli. Tıpkı yıllar önce Pirelli&#8217;nin reklam sloganı gibi; &#8220;Kontrolsüz güç, güç değildir&#8221;. Yazı için: http://kelebek.hurriyet.com.tr/yazarlar/7228820_p.asp</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=24</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İmitasyon</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=13</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=13#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Aug 2007 13:58:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PAZARlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[İmitasyon - taklit ürün - kullanımının gerçek üreticiye, üretime hatta dolaylı olarak tüketiciye zararı vardır. Taklit ürün desteklendiğinde üretici firma yenilik ve geliştirme ile ilgili maliyetlere katlanamaz duruma gelecek ve bu nedenle yeni ürün arz edemez hale gelecektir. Ayrıca taklit ürün&#8217;ün -doğal olarak- kalitesiz olması sebebiyle ürüne göreceli olarak sağlık sorunlarına da yol açmaktadır. Hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İmitasyon - taklit ürün - kullanımının gerçek üreticiye, üretime hatta dolaylı olarak tüketiciye zararı vardır. Taklit ürün desteklendiğinde üretici firma yenilik ve geliştirme ile ilgili maliyetlere katlanamaz duruma gelecek ve bu nedenle yeni ürün arz edemez hale gelecektir. Ayrıca taklit ürün&#8217;ün -doğal olarak- kalitesiz olması sebebiyle ürüne göreceli olarak sağlık sorunlarına da yol açmaktadır. Hem bu konuya vurgu yapan hem de çok başarılı bulduğum bir reklamı paylaşmak istedim. Orjinal kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.mehmetcebeci.com/wp-content/adidas-imitation.jpg" title="adidas imitation ad"><img src="http://www.mehmetcebeci.com/wp-content/adidas-imitation.jpg" alt="adidas imitation ad" height="352" width="469" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=13</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni FENERBAHÇE</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=8</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=8#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 11:27:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Malumunuz olduğu üzere Şampiyon FENERBAHÇE&#8217;nin taraftarıyım. FENERBAHÇE - Beşiktaş Süper Kupa maçını izlediğimde maçın belli bölümleri haricinde yüksek kalitede bir futbol izlediğimi iddia edemem. Sükseli transferimiz Roberto Carlos&#8217;un takıma 2 beden büyük gelen bir görüntüsü vardı. Roberto Carlos&#8217;un FENERBAHÇE&#8217;ye transferinden önce oynadığı takımda Raul, Morientes vb. gibi yıldızlara adrese teslim ortalar yaparken pozisyonun golle sonuçlandığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malumunuz olduğu üzere Şampiyon FENERBAHÇE&#8217;nin taraftarıyım. FENERBAHÇE - Beşiktaş Süper Kupa maçını izlediğimde maçın belli bölümleri haricinde yüksek kalitede bir futbol izlediğimi iddia edemem. Sükseli transferimiz Roberto Carlos&#8217;un takıma 2 beden büyük gelen bir görüntüsü vardı. Roberto Carlos&#8217;un FENERBAHÇE&#8217;ye transferinden önce oynadığı takımda Raul, Morientes vb. gibi yıldızlara adrese teslim ortalar yaparken pozisyonun golle sonuçlandığını izliyorduk. Ancak aynı kalitedeki adrese teslim pasların Kezman, Deivid gibi yıldızların(!) ayaklarında eriyen pozisyonlar olduğunu da dün izledik. Roberto Carlos&#8217;u transfer ederken onunla oynayabilecek adamları da transfer etmek gerekir. Bir erkeğin şık görünmesi için sadece gömleğinin en kaliteli, en şık olması yetmez, pantolon, ceket, ayakkabı, kemer, kravat, çorap,vb. hepsi şık olursa adam da şık olur.</p>
<p>Sözün Özü: Carlos&#8217;u iyi ki almışız; keşke takımı da o kaliteye yükseltebilsek&#8230;</p>
<p><a href="http://www.mehmetcebeci.com/wp-content/superkupa22.jpg" title="superkupa22.jpg"><img src="http://www.mehmetcebeci.com/wp-content/superkupa22.thumbnail.jpg" alt="superkupa22.jpg" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=8</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gümrük kapılarında seçim</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=6</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2007 18:54:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[Önce birkaç istatistik;
22.07.2007 23.Dönem Milletvekili Genel Seçimleri resmi sonuçlarına göre;
Toplam kayıtlı seçmen sayısı: 42.799.303
Toplam oy kullanan seçmen sayısı:  36.056.293
Gümrük kapılarında kullanılan oy toplamı: 228.019
Gümrük oylarının kulanılan toplam oylara oranı: % 0,63
Türkiye genelinde % 0,63 lük bir oranın yapacağı etkiyi iyi hesaplayamamış olmalı ki İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Baskın Oran seçim sonuçlarını AİHM&#8217;e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce birkaç istatistik;</p>
<p>22.07.2007 23.Dönem Milletvekili Genel Seçimleri resmi sonuçlarına göre;</p>
<p>Toplam kayıtlı seçmen sayısı: 42.799.303</p>
<p>Toplam oy kullanan seçmen sayısı:  36.056.293</p>
<p>Gümrük kapılarında kullanılan oy toplamı: 228.019</p>
<p>Gümrük oylarının kulanılan toplam oylara oranı: % 0,63</p>
<p>Türkiye genelinde % 0,63 lük bir oranın yapacağı etkiyi iyi hesaplayamamış olmalı ki İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Baskın Oran seçim sonuçlarını AİHM&#8217;e taşımış. 228.019 katılımlı seçim göstermektedir ki gümrük kapılarında seçim kuyruğunu gören vatandaşlarımız bu kuyruğa girmemek için oy kullanmaktan kaçmıştır. Baskın Hoca&#8217;nın savunduğu gibi gümrük kapılarındaki oy pusulalarında bağımsızlara da yer verilseydi bu sıranın daha da artacağı ve bağlı olarak oy kullanan seçmen sayısının azalacağını da öngörebiliriz. Yurtdışında yaşayan 5.000.000&#8242;un üzerindeki T.C. vatandaşlarının sadece %4,5 oranında oy kullanmasına mı yanalım, seçimin sonu gelmez kuyruklar nedeniyle az katılım bulmasına mı yanalım, hepsini bırakıp A.İ.H.M de ülkemizi mi savunalım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=6</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ÖSS&#8217;de tercihler için son zamanlar</title>
		<link>http://www.mehmetcebeci.com/?p=5</link>
		<comments>http://www.mehmetcebeci.com/?p=5#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 14:36:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetcebeci.com/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamımda geri dönmek istemediğim tek yıl ÖSS&#8217;ye hazırlan(ma)dığım yıldır. O gençlerin sıkıntısını, tedirginliğini, korkusunu ne de iyi bilirim. Birkaç tavsiyem var genç arkadaşlarıma; ben bedellerini ödeyerek öğrendim, onlar aynı bedelleri ödemesin diye;
Tercih Yaparken

Öncelikle ne yaparken zevk aldığımızı iyi analiz etmeliyiz
Zevk aldığımız işi yapmak için ne tür bir eğitimden geçmemiz gerektiğini araştırmalıyız
&#8220;Diplomayı sevmediğim bölümden alayım (puanım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamımda geri dönmek istemediğim tek yıl ÖSS&#8217;ye hazırlan(ma)dığım yıldır. O gençlerin sıkıntısını, tedirginliğini, korkusunu ne de iyi bilirim. Birkaç tavsiyem var genç arkadaşlarıma; ben bedellerini ödeyerek öğrendim, onlar aynı bedelleri ödemesin diye;</p>
<p>Tercih Yaparken</p>
<ul>
<li>Öncelikle ne yaparken zevk aldığımızı iyi analiz etmeliyiz</li>
<li>Zevk aldığımız işi yapmak için ne tür bir eğitimden geçmemiz gerektiğini araştırmalıyız</li>
<li>&#8220;Diplomayı sevmediğim bölümden alayım (puanım ona tutuyor), sonra sevdiğim işi yaparım&#8221;mantığından kaçınmalıyız. (Bu ülkede okuduğu bölümü yarıda bırakıp yeniden ÖSS ye giren çok insan var)</li>
<li>Edison&#8217;un sözü kulağımızda küpe olmal: &#8220;Hayatımda bir gün dahi çalışmadı, hepsi keyiften ibaretti&#8221;</li>
<li>Başarı, sevdiğimiz işi yapmakta gizli. Sevdiğimiz işi yapabilmek için uygun disiplinde eğitim almalıyız.</li>
</ul>
<p>Üniversite&#8217;ye Yerleştikten Sonra</p>
<ul>
<li>Akademik yaşamda ilk yılınız çok önemli. Sakın ha özgürlük boşluğuna düşmeyin.</li>
<li>İlk yıl yüksek tutacağınız akademik ortalamanız ileriki yıllarda daha rahat etmenize olanak tanıyacaktır.</li>
<li>Örneğin: ilk yıl 3,20 / 4,00 ortalamanız olursa 4 yılın sonunda 2,00 mezuniyet yeterlilik ortalaması için büyük bir avantaj yakalamış olursunuz. (bu kredinizi tüketebilirsiniz)</li>
<li>Muhakkak hobilerinize uygun kulüplerde aktif görev alın. Kişisel gelişiminize çok büyük katkı sağlayacaktır.</li>
<li>Mümkün olduğunca erken mezun olmaya çalışın.</li>
<li>Dersi derste anlamaya çalışın, yalnızca vize-final dönemlerindeki çalışmalarını, o konuya sadece sınavda hakim olmanızı sağlayabilir. Ummadığınız bilgi ummadığınız yerde karşınıza çıkabilir, hiçbir bilgiyi hor görmeyin.</li>
</ul>
<p>Değerli okuyucuların da eklemelerde bulunmaları beni memnun edecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetcebeci.com/?feed=rss2&amp;p=5</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
